Anasayfa / İNANÇ / GADİR'İ HUM

GADİR'İ HUM

GADİR-İ HUM

Gadir-i Hum ne demektir?Diye soranlar
Merak eden kardeşlerim, tüm Müslümanlar.
Aşağıda anlatmaya çalışacağım
Hepinize sonsuz sevgi ve de selamlar!


Gadir-i Hum,Peygamberin önemli günü
Müslümanlar arasında yayıldı ünü,
Peygambere, emir geldi yüce Allah’tan
Bu emirle Muhammed’in, bilindi yönü!


Şanlı Resül,dönüyordu Veda haccinden
Emir geldi yolda ona yüce Rab’binden
Yüz küsür bin hacı vardı beraberinde
Onları hep bir çağrıyla topladı birden!


Emir geldi Zilhicce’nin onsekizinde
“Zilhicce” bir ay adıdır,ay takviminde
Her yıl Kabe Zilhicce’de tavaf edilir,
Hac yapılır bu ayda, ilk ongün içinde!


Gelen emir, gayet sarih,gayet açıktır,
Halifelik, Ali’nindir,nettir,seçiktir
Halifelik,Muhammed’ten sonra, Ali’nin
Bu emre uymayanların işi bitiktir!


Sevgili Okuyucularım,bu köşemde bilindiği üzere bütün konuları hece veznine uygun ve kafiyeli olarak anlatmaya çalışıyorum.Ancak bugünkü konunun,önemine binaen şiirimin yanı sıra, düz yazı ile desteklenmesine lüzum olduğunu gördüm.Bundan böyle konuyu aydınlatmak için şiirimin yeterli olmıyacağını,şiirle birlikte yazımın da önemle okunması gerektiği hususunu hatırlatır,saygılarımı sunarım.

GADİR-İ HUM NE DEMEKTİR?


Hz.Muhammed (s.a.v)efendimiz Hicretin onuncu yılında hacca gitmeyi kararlaştırmıştı.Bu kararı açıkladığında kendisiyle birlikte hacca gitmek için medineye çok kişi akın etti.Bu hacca,veda hacci ( haccetül veda),İslam haccı (haccetül İslam),Tebliğ haccı (haccetül belağ),Tamamlama haccı (haccetül kemal veya haccetüt tamam) da denilmektedir.Peygamber efendimiz Medineden çıktığında onunla birlikte eşleri,Ehl-i Beyti,Muhacir,Ensar ve diğer arap kabilelerinden büyük bir topluluk ta yola çıktı ve hac görevini ifa edip tekrar Mekkeden Medineye dönerken Medine,Mısır ve Iraklıların yol ayırımı olan Gadiyr-i Hum denen yere ulaştıklarında kendisine “El Maide suresinin 67.inci ayeti iner.bu ayetin meali şöyledir “ Ey Resulüm! Rabbinden sana indirileni tebliğ et,eğer bunu yapmazsan, peygamberlik görevini ifa etmemiş olursun;Allah seni insanlardan 

koruyacaktır.” (Bu ayet ,Hicretin 10.uncu yılı,Zilhicce ayının 18.inci günü nazil olmuştur.) Bunun üzerine Peygamber efendimiz önde gidenlerin (kendisinin bulunduğu Cuhfe bölgesi,Gadir-i hum mevkiine) geri dönmesini ve geride kalanların da bu bölgede onlara ulaşmasını emretti ve burada konaklama emri verildi.Daha sonra burada kılınan öğlen namazından sonra binek hayvanlarının semerlerinden birkaç tanesini üst üste koyup yaptığı yüksekçe bir yerin üstüne çıkmış ve Ali’yi sağına almış,yakında Rabbine kavuşacağını insanlara belirttikten sonra Allah’ın kitabı Kur’an’a ve Ehl-i beyt’ine sarıldıkları takdirde doğru yoldan sapmıyacaklarını söyledi,daha sonra Hz.Ali’nin pazılarından tutarak her ikisinin koltuk altları görülecek kadar kolunu yukarıya kaldırdı ve “Ben kimin mevlası (dostu) isem bu Ali’de onun mevlasıdır. (onun dostudur) Ali, benim vasim,kardeşim ve benden sonraki halifemdir.Onun sözlerini dinleyiniz ve ona itaat ediniz. Allah’ım, ona dost olana dost,düşman olana da düşman ol;onu seveni sev, onu sevmiyeni de sevme,ona yardım edene yardım et,ondan yardımını esirgeyenden yardımını esirge,o nereye dönerse hakkı onunla döndür.Biliniz ki, bu sözleri hazır olanlar hazır olmayanlara bildirmekle görevlidirler” diye dua etmiş ve böylece Hz.Ali’nin halifeliğini ,veliliğini ve vasiliğini ilan etmiştir.Bu arada kalabalık henüz dağılmadan,Maide suresinin 3.üncü ayeti indi.Bu ayetin meali şöyledir.”Bugün dininizi tamamladım,nimetimi üzerinizde yoğunlaştırdım ve İslam dinini size layık gördüm.”Bunun üzerine Allah’ın Resulü(s.a.v) şöyle buyurdular :”Allahü Ekber!Din kemale erdi,nimet tamamlandı,Allah benim peygamberliğime ve benden sonra Ali’nin velayetine razı oldu.”
Daha sonra başta peygamber zevceleri olmak üzere kadın,erkek bütün sahabiler teker teker Hz.Ali’yi kutladılar.
Tarih yazarlarının kimisine göre bu olayda 90 bin kişi ,kimisine göre 114 bin kişi kimisine göre de 120 bin,124 bin kişi mevcut bulunuyordu.Hz.Muhammed (s.a.v) bu hutbede daha çok! şey söylemiştir,fakat biz burada olayı kısaca özetlemiş bulunuyoruz.Fazla bilgi edinmek isteyenler :fahr’ür-razi el-kebir tefsirinde,sa’lebi Keşf’ül-beyan tefsirinde,Buhari tarihi,Müslim sahihi,imam Ahmed mesnedi ve daha birçok esere müracaat edebilirler.


GADİR-İ HUM OLAYINA VE HZ.ALİ İLE İLGİLİ HZ.MUHAMMED’İN DÜŞÜNCELERİ HAKKINDA EHLİ SÜNNET NE DÜŞÜNÜRLER?


Çoğunluğu Sünni inançtan olmak üzere 20 tarihçi,54 hadisçi ve 26 tefsirci olmak üzere toplam 100 bilgin,belgesel olarak yazdıkları kitaplarında Gadir-i Hum olayından ve Hz.Ali’nin Allah’ın emriyle Hz.Muhammed tarafından,kendisinden sonra ve kendi yerine halife olarak ümmetine tanıtıldığını teyit ve tasdik etmişlerdir. Bu bilginlerin başında Belazuri,Taberi,Şehristani,Hatib-i Bağdadi,Yakut-ı Hamevi,İbn-i Esir,İmam Şafii,İmam Malik,İmam Ahmed Bin Hanbel,Buhari,Tirmizi,Fahr-i Razi,kadı Beyzavi,Sadeddin-i Teftazani,Dr.Taha Hüseyin ve diğerleri gelmektedir.
Sünni tarihçilerden Şehbender-Zade Filibeli Ahmet Hilmi Bey bakınız ne yazıyor .”Ashab hakkındaki hadis-i şerifler incelenecek olursa görülürki peygamber efendimiz,Hz.Ali’ninkendisinden sonra mü’minlerin önderi olmasını istiyordu.Çünkü İmam Ali’yi bizzat ve özel bir itina ile yetiştirmiş ve bütün sır ve işlerine,gizli sırlarına mahrem etmişti.”
Doğu dünyasında tanındığı kadarıyla batı dünyasında da kendisi ve eserleri tanınmış olan Mısırlı tarih bilgini ve Dr.Taha Hüseyin. “Ali ve evlatları”adlı eserinde Hz.Ali ile ilgili hicret,kardeşlik,vasiyet,mübahale,Uhud,Hendek,hayber,Tebük,Gadir Hum ve saire hadisleri naklettikten sonra şu sonuca varıyor ve diyorki .”Sözün kısası;Hz.Muhammed’ten sonra halifelik hakkı Hz.Ali’nindir.”Hz.Ali velayetinin nuru ve rahmeti,tüm insanlığın üzerine olsun ve onu anlama idrakini yüceler yücesi ulu Allah cümlemize nasip eylesin.
Bunun yanı sıra zamanımızın Sünni inançlı , akademisyen din bilginlerinin bir çoğu da “Gadir olayını” teyit etmekte ve onaylamaktadır.
Eskiden beri Ehl-i Beyt’e karşı olan Emevi mensupları din kaygısını bir tarafa bırakıp türlü entrikalar çevirdiler.Hz.Muhammed’in yerini Hz.Ali aldığı takdirde Arap kabileleri üzerinde bir daha hakimiyet kuramıyacaklarını bilyorlardı.Aralarında türlü hileler kurup,planlar düzenleyip Allah’ın ve peygamberin emri olan Gadir-i Hum buyruğunu kısa sürede ortadan kaldırarak peygamber efendimizin emrini hiçe saydılar.Bununla da kalmayıp üstelik başta Hz.Ali olmak üzere Ehl-i Beyt mensuplarını camilerde lanetlediler.Bu lanetleme olayı Muaviye ile başladı ve Ömer bin Abdul’aziz dönemine kadar yıllarca(yarımasırdan fazla bir süre) devam etti.Emevi mensuplarının amacı,halifeliği Hz.Ali’ye vermemek,Hz.Muhammed’i ve İslamı yıpratmaktı ve bunda ne yazık ki başarılı da oldular.İşte bugün İslam aleminin ,gerçekleri tam anlamıyla bilmemesi,İslam ülkelerinin perişan bir durumda olması başta Muaviye olmak üzere Emevilerin İslam üzerinde oynadıkları oyunun sonucudur.
Kısacası tarihsel gerçekler, yüzyıllarca hep hasır altı edilip gizlenmiş,saf müslümanlar yalan yanlış bilgilerle kandırılmış,açıkça günah işlenmiştir.Bu günahı işleyenlerin,hadis değiştirenlerin,Allah’ın ve peygamberin emirlerine karşı gelenlerin ve bunlara kalemleriyle yardımcı olan ulemaların ise vay hallerine,obür dünyada Allaha nasıl hesap vereceklerdir.Bu büyük günahın failleri olan ulemaları elbette Yüce Allah’ımız kıyamette Yüce divanda sorguya çekip cezalandıracaktır,buna tüm kalbimle inanyorum.
Sözlerimi bitirirken İnanan bütün Müslüman kardeşlerimin “Gadir-i Hum”bayramlarını kutlar ve bu mubarek günün bütün vatana,ulusa ve İslama barış,kardeşlik,dostluk,huzur getirmesini dilerim.Sevgi ve sagılarımla…   


                                                                               Salih TURHAN/İskenderun
                                                                                01.10.2015 tarihli Ses Gzt.                     




Yorumlar

Bu yazıya henüz bir yorum yapılmamış. İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Gönder


  • guvenlik


* : Doldurulması zorunlu alanlar

Kategori

Salih TURHAN

Son Yazılar